ZeZe Kırmızı

Evrensel Şarkı

Zeki Z. Kırmızı / 2021

Pablo Neruda okuma geçmişim oldukça gerilere gider. Gençlik yıllarımda, hele Nobel’i aldığı yıllarda (1971) Türkçeye bolca çevrilmişti ve oldukça iyi denebilecek çevirilerden okumuştum Şilili büyük ozanı. Şimdi başyapıtı, opus magnum’u Evrensel Şarkı’yı1 Adnan Özer’in olağanüstü çevirisi ve duyarlığıyla okudum.

Aradan geçen on yıllardan sonra her şey gibi insan onurunu dik tutan Neruda da kişiliğiyle saldırıya uğramadan kurtulamadı. Özellikle Kadın Devinimi (Feminizm) yanılmıyorsam, bir kadına cinsel saldırıda bulunmayla ilgili sav ileri sürdü. Yaşadığımı İtiraf Ediyorum2 adlı anılarında bir Sri Lanka’lı ev işçisine tecavüz ettiğini kendi anlatıyor sava göre. BBC News’un iki yıl önceki haberi aşağıda:


Şili'de Pablo Neruda tartışması: 'Tecavüzü itiraf etmişti, adı havalimanına verilmesin'

23 Kasım 2018




KAYNAK, GETTY IMAGES

Pablo Neruda (sağda)


Şili hükümetinin, Santiago Arturo Merino Benitez Havalimanı'na, anılarında Sri Lanka'da bir hizmetçiye tecavüzünü anlatan Nobel ödüllü ünlü Şilili şair Pablo Neruda'nın ismini vermek istemesi, bazı insan hakları gruplarının tepkisini çekti.


Şiirlerinde sıradan Latin Amerikalıların yaşamlarını ve mücadelelerini anlatan Neruda, diktatörlüğe karşı direnişin sembolü olarak görülüyor.

Kolombiyalı ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Neruda'yı, "20'nci yüzyılın en büyük ozanı" olarak nitelemişti.

İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre, Şili Parlamentosu Kültür Komisyonu, ülkenin en işlek havaalimanı olan Santiago Arturo Merino Benitez'in adının "Neruda Havalimanı" olarak değiştirilmesine ilişkin tasarıyı kabul etti.

Düzenleme için tasarının Meclis Genel Kurulu'nda da kabul edilmesi gerekiyor.


'Neruda hepimizin gururu'


Tasarıya "Evet" oyu veren milletvekillerinden Carolina Marzan, "Neruda, hepimizin gururu. Ülkemize gelenler önce onun adını görecek" dedi.

Ancak Latin Amerika genelinde kürtajın serbest bırakılması için eylemler yapan "#NiUnaMenos (Bir (kadın) Bile Daha Az Değil" hareketi, kararı "uygunsuz" diye niteledi.

Karen Vergara Sanchez adlı bir aktivist, "Havalimanın adının değiştirilmesinin mantığı yok. Üstelik bu, kadınların tacizcilerini ve tecavüzcülerini deşifre etmeye başladığı bir dönemde yapılıyor" diye konuştu.


Kosmos-Cosmos-poster

KAYNAK, GETTY IMAGES

Pablo Neruda


Pablo Neruda, 40 yıl önce yayımlanan hatıratında, 1929'da diplomat olarak gittiği Sri Lanka'da bir hizmetçiye tecavüzünü anlatıyor.

Neruda, kadın kendisini reddedince "Bileklerinden sıkıca kavrayıp yatak odama götürdüm. Bir insanla bir heykelin birlikteliği gibiydi. Hiç tepki vermiyordu, gözleri başından sonuna açıktı. Beni reddetmekte haklıydı" diyor.

'Ünlü bir sanatçı olması tecavüzcü olduğu gerçeğini değiştirmez'


Karen Vergara Sanchez, Neruda'nın anılarında bu paragrafa gönderme yaparak "Onun gizemini daha yeni çözmeye başladık. Artık Neruda'yı idealize etmeye son vermemiz gerekiyor. Ünlü bir sanatçı olması, tecavüzcü olduğu gerçeğini değiştirmez" dedi.


Kosmos-Cosmos-poster

KAYNAK, GETTY IMAGES

Pablo Neruda'nın 23 Eylül 1973'teki cenazesinden


Kadın hakları savuncusu yazar Isabel Allende ise Guardian gazetesine verdiği söyleşide konuyla ilgili olarak şunları söyledi:


"Birçok genç feminist gibi, ben de Neruda'nın hayatı ve kişiliğinin bazı yönlerinden iğreniyorum. Çok az insan, özellikle de güçlü ve nüfuzlu erkek hayranlık duyulacak davranışlara sahip. Neruda bir şekilde sorunlu bir adamdı. Ama eserlerinin değerli olduğu tartışılmaz."


Neruda şairliğinin yanı sıra önemli bir siyasi aktivistti. İspanya'daki iç savaş sırasında binlerce Cumhuriyetçi mültecinin Şili'ye gitmesine yardım etti.

Solcu Salvador Allende hükümeti döneminde Fransa'ya büyükelçi olarak atanan şair, Augusto Pinochet'nin darbesinden kısa süre sonra şüpheli bir şekilde öldü.


ODA TV ise aynı yılın kasım ayında şu haberi geçti, saptırmayı göstererek:


Tecavüzle suçlanan Neruda'nın anılarında aslında ne yazıyor.

Şili hükümetinin, Santiago Arturo Merino Benitez Havalimanı'na, Pablo Neruda'nın ismini vermek istemesi, bazı insan hakları gruplarının tepkisini çekti... Neruda'nın kitabı üzerinden başlayan tartışmaya çevirmenler de dahil oldu.


24.11.2018 09:15


Şili hükümetinin, Santiago Arturo Merino Benitez Havalimanı'na, Nobel ödüllü ünlü Şilili şair Pablo Neruda'nın ismini vermek istemesi, bazı insan hakları gruplarının tepkisini çekti.

Şiirlerinde sıradan Latin Amerikalıların yaşamlarını ve mücadelelerini anlatan Neruda, diktatörlüğe karşı direnişin sembolü olarak görülüyor.

Kolombiyalı ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez, Neruda'yı, "20'nci yüzyılın en büyük ozanı" olarak nitelemişti.

BBC Türkçe’nin İngiliz Guardian’dan aktardığına haberine göre, Şili Parlamentosu Kültür Komisyonu, ülkenin en işlek havaalimanı olan Santiago Arturo Merino Benitez'in adının "Neruda Havalimanı" olarak değiştirilmesine ilişkin tasarıyı kabul etti. Düzenleme için tasarının Meclis Genel Kurulu'nda da kabul edilmesi gerekiyor.


NERUDA HEPİMİZİN GURURU”


Tasarıya "Evet" oyu veren milletvekillerinden Carolina Marzan, "Neruda, hepimizin gururu. Ülkemize gelenler önce onun adını görecek" dedi.

Ancak Latin Amerika genelinde kürtajın serbest bırakılması için eylemler yapan "#NiUnaMenos (Bir (kadın) Bile Daha Az Değil" hareketi, kararı "uygunsuz" diye niteledi.

Karen Vergara Sanchez adlı bir aktivist, "Havalimanın adının değiştirilmesinin mantığı yok. Üstelik bu, kadınların tacizcilerini ve tecavüzcülerini deşifre etmeye başladığı bir dönemde yapılıyor" diye konuştu.


TARTIŞILAN İFADELER


Pablo Neruda’nın, 40 yıl önce yayımlanan hatıratında, 1929'da diplomat olarak gittiği Sri Lanka'da bir hizmetçiye tecavüzünü anlattığı ileri sürüldü.

BBC Türkçe haberinde “Neruda, kadın kendisini reddedince ‘Bileklerinden sıkıca kavrayıp yatak odama götürdüm. Bir insanla bir heykelin birlikteliği gibiydi. Hiç tepki vermiyordu, gözleri başından sonuna açıktı. Beni reddetmekte haklıydı’ diyor” ifadelerine yer verdi.


ÜNLÜ BİR SANATÇI OLMASI TECAVÜZCÜ OLDUĞU GERÇEĞİNİ DEĞİŞTİRMEZ”


Karen Vergara Sanchez, Neruda'nın anılarında bu paragrafa gönderme yaparak "Onun gizemini daha yeni çözmeye başladık. Artık Neruda'yı idealize etmeye son vermemiz gerekiyor. Ünlü bir sanatçı olması, tecavüzcü olduğu gerçeğini değiştirmez" dedi.

Kadın hakları savuncusu yazar Isabel Allende ise Guardian gazetesine verdiği söyleşide konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Birçok genç feminist gibi, ben de Neruda'nın hayatı ve kişiliğinin bazı yönlerinden iğreniyorum. Çok az insan, özellikle de güçlü ve nüfuzlu erkek hayranlık duyulacak davranışlara sahip. Neruda bir şekilde sorunlu bir adamdı. Ama eserlerinin değerli olduğu tartışılmaz."


BBC'NİN HABERİNE TEPKİ


BBC Türkçe’nin Neruda’nın kitabında “‘Bileklerinden sıkıca kavrayıp yatak odama götürdüm. Bir insanla bir heykelin birlikteliği gibiydi. Hiç tepki vermiyordu, gözleri başından sonuna açıktı. Beni reddetmekte haklıydı” ifadelerinin yer aldığını yazması tartışma yarattı.

Çevirmen Barış Yıldırım, kitapta böyle bir ifadenin yer almadığını belirtti. Kitabın Alan Yayıncılık'tan çıkan baskısında yer alan satırları paylaşan Yıldırım “Pablo Neruda ile ilgili anlatılan "tecavüz" öyküsü bu. Singapur'da kadınlarla ilişkisine dair bütün pasajı alıntılıyorum” dedi ve Neruda’nın şu satırlarını aktardı:

Her şeyi göze alarak bir sabah onu bileğinden yakaladım ve yüzüne baktım. Onunla hangi dilde konuşacağımı bilmiyordum. Hiç karşı koymadan ve de gülümsemeden, peşimden geldi. Biraz sonra çırılçıplak yanımda yatıyordu. İnce belli, dolgun kalçaları ve iri göğüsleri ile binlerce yıllık Asya heykellerinden farkı yoktu. Bu bir erkeğin bir heykelle karşılaşmasıydı. Hareketsiz ve gözleri açık yatıyordu. Beni hiçe sayıyordu ve bunda haklıydı. Bu karşılaşma tekrarlanmadı.”


AMA BBC'NİN VE DİĞER KAYNAKLARIN ÇARPITTIĞI GİBİ…”


Çevirmen Yıldırım, kitabın İspanyolca baskısını da paylaşarak şu ifadeleri kullandı:


İlgili kısmın İspanyolca aslı, çeviri sahih. Bir adamın kendisini istemeyen bir kadınla birlikte olması. Ama BBC'nin ve diğer kaynakların çarpıttığı gibi ‘Bileklerinden sıkıca kavrayıp yatak odama götürdüm’ falan demiyor. Anti-komünizm ve yalan hep el ele yürür.

Tam çevirisi bu: ‘Bileklerinden sıkıca kavrayıp yüzüne baktım. Onunla konuşabilecek dilim yoktu. Hiç gülümsemeden kendisini yönlendirmeme izin verdi ve çok geçmeden yatağımın üstünde çıplak yatıyordu.’

Bu hoş bir şey değil Neruda da bunun farkında. Teknik olarak tecavüz müdür bilmiyorum. Ortak dilleri olmadığı için konuşamıyorlar, arzusunu kadının yüzüne bakarak belli ediyor, elinden tutup odasına götürüyor, kadının hevesli olmadığını da gülümsememesi ile tasvir ediyor.”






*

Gelelim Evrensel Şarkı’ya. Uzun bir yazı yazmam gerektiğini biliyorum ama bunun çok zamanımı alacağını da. Tüm yazı tasarılarım sarkacak. Onun için şimdi çok kısa bir Neruda şiir düşüncesi, im koyacağım buraya.


Geçmişte Türkçeye çevrilen birçok yapıtını okumuş, Neruda’yı dünya şiir doruklarımdan biri saymıştım zaten. Evrensel Şarkı kanımı pekiştirdi.

Bu Şili ve aslında Latin Amerika epiği denebilecek başyapıtın iki önemli, üzerinde durulması gereken yanı var.

Biri, Nazım’da daha az ölçekli de olsa epiğin tekil şiirle ilişkisinden yüzakıyla çıkılmış olması. Dolayısıyla epik doğrudan geleneksel epik değil, hatta kendi karnında mayalanmış sayısız olgun şiirle yadsınan bir epik. Tıpkı hayvanlarda olduğu gibi doğan kendi ayaklarının üzerine kalkıp kendi başına yürüyor, var oluyor. Epiğin örtüsüne, kucağına gereksinimi yok ama öte yandan epiği dokuyan bir düşünce var çift yanlı. Yazarın epik dokuması, anlığı ile okurun dokuması, anlığı. Bu iki kanaldan tek tek şiirler örgülenerek epikleniyor. Belki epiğin yeni bir kavranılışı gerekiyor. Konu Dünya ve Türk yazınında irdelenmeli. Yani Evrensel Şarkı aslında tek bir ırmağın akışı gibi okunmalı ama evrensel ırmak düşüncesi olmadan da dereler olması gereken şiiri olması gerektiği gibi göstermekten geri durmuyor. Tek şiirin tüm değeri içinde yuvalandığı genel şiirden gelmiyor. Kendi başına, içkin bir şiir değeri taşıyor.


İkincisi, imgesinin diriliği, tomur tomur, somut, beş duyuyla duyulur bası etkisi ve tansıksı (mucizevi) kendindenliği. Sanki Neruda tarlasından yeni ve canlı imgelerini, ürünlerini toplayıp masamıza koyuyor. Doğal ve katkısız bir imge varlık düzeni var şiirinin. Bugün de yıpranmamış, düşünsel (entelektüel) yapım evrelerinden geçerek sanki hiç işleme tutulmamış, en çıplak, en duru ve yakalanmaz, ele gelmez, yağlı besleyici özleriyle şiire katılmış, şiiri çoğaltmışlar gibi, Neruda’nın imgeleri.


Tam da bu nedenle şiir heveslisinin öğretici başucu kitabıdır Neruda. Şiir ondan öğrenilmez, yaşanır.


BEN adlı son bölümden XXVI’yı alıyorum aşağıya:


YAŞAYACAĞIM

(1949)


Ölmeyeceğim. Şimdi çıkıyorum,

volkanlarla dolu bugün

kalabalıklara ve hayata doğru.

Bazı şeylerle olan meselemi hallettim bugün,

koltuklarının altında ‘Batı kültürü’

İspanya’yı katletmiş elleriyle dolaşan

haydutlarla,

ve Atina’da sallanan darağaçlarıyla,

Şili’yi yöneten onursuzlukla da,

ki gerisini demeyeyim.

İşte ben,

yeniden beni bekleyen sözcükler, halklar,

yollarlayım,

onların kapıma vuran yıldızlı elleriyle. (s.549)


Şubat 2021


[1] Pablo Neruda; Evrensel Şarkı (Canto General, 1950), Çev. Adnan Özer, Can yayınları, Birinci basım, İstanbul, 2020, 551 s.

[2] Pablo Neruda; Yaşadığımı İtiraf Ediyorum (Confieso que he vivido, 1974), Çev. Ahmet Arpad, Altın Kitaplar yayınları, Birinci basım, 1976, İstanbul, 541 s.