ZeZe Kırmızı

Franco Moretti

Zeki Z. Kırmızı / 2022

Franco Moretti çalışmalarını çok önemli bulduğum ve elimden geldiğince izlediğim, etkilendiğim Marksist bir yazınbilimci. Özgün baskısı 2013’te yapılan Uzak Okuma 1 önceki çalışmalarının özeleştirel bir dökümü, gözden geçirimi. Bu anlamda çalışmalarının bütünü, amacı, yapmak istediği şeyi yapma yordamı, başvurduğu araçlar ve alan tanımında kullandığı ölçütleri, vb. açısından okurluğun ve eleştirinin önünü açan bir içerik yükü taşıyor. Yönteminin bilimselliğini zedeleyen yanı ise, örnekleme çok az olanak veren çalışma alanının ta kendisi ama bu onu yıldırmıyor. Veri boyutu ne olursa olsun üzerine eklediği veriyi doğru yorumlama tekniği ile en azından bir yaklaşım sağlıyor ele aldığı yapıt, sanatçı ve dönemsel ağlar için. Şunu ayrımsaması gerçekten ışık tutuyor hepimize. Bir küme, yalnızca içeri giren küme öğeleriyle değil dışarıda kalan öğelerle, varlıklarla da tanımlanır. İkinci bir ayrım noktası hiçbir sanatçı ya da yapıtın biricik olmadığına ilişkin. Tarihsel akış içerisinde önümüze böyle geliyor olsa da her yapıtın arkasında (buzdağının altında) devasa bir yığın var ve belki de yapıt varoluşunu bu görünmeyen tarihsel yığına borçlu.

Moretti değişik tarihli önemli makalelerini yorumlarken kişi olarak kendisini de katıyor metnine ki bu benim hep hoşlandığım şey. Aynı şeyi Harvey’in ‘Dünyanın Halleri’nde yapması da güzeldi.

İlk makale Modern Avrupa Edebiyatı: Coğrafi Bir Taslak. (İlginçtir, ‘coğrafya’ kavramını sermaye birikimi ve kent çözümlemelerinde Harvey de kilit kavram olarak kullanır.) Bir başka ilginç nokta ise Moretti’nin makalesine ‘karmaşa’ (kaos) kavramına ilişkin saptamalarıyla başlaması. Soru ise Novalis’in, Guizot’nun karşıt biçimde yanıtladıkları soru: Çatışma ve ayrımlar (farklılık) Avrupa’yı nasıl etkiledi? Makalenin izini sürdüğü konu: “Her bir ulusal edebiyatın yeşermesi için gereken farklı olasılıkları tanımlayan bir tür ekosistem olarak Edebi Avrupa fikri…” (7) Ulusallaşma ile Barok evrim arasında kurduğu ilişkiden çıkardığı yargıya ise diyecek yok: “Trajik biçim, ulus devletin oluşum sürecinin doğal uzantısı olan şiddetin paradoksal sonucudur. Modernitenin Avrupa Edebiyatıyla ilk teması, öyle ki Avrupa Edebiyatını parçalarına ayırması, trajik biçimin ufukta belirmesiyle başladı…” (9) Ona göre yazınbiçimsel öğeler zamandan çok uzamda dönüşür, gelişirler.

Dünya Edebiyatı Üzerine Mütalaalar ikinci makale. Sayın Onur Gayretli ya da yayın yöneticisinin ‘yorum’ sözcüğünün tüm çirkin çağrışımlarını silerek ‘mütalaa’ gibi dam üstünde saksağan bir hortlak-sözcüğü canlandırma yönündeki incelikli çabaları için elbette okurken sıkça kendilerine teşekkür (!) yolladım …ve her kimse sorumlu, gerçekten ayıpladım. Ayıptır ama bunu size söylemiyorum. Siz ne yaptığınızı ne yapmak istediğinizi ‘gayet’ iyi biliyorsunuz. Biz de biliyoruz, tasanız olmasın. Her neyse… Makalede Moretti, “Dünya edebiyatına uzak okumayla bakmanın tadını alın: Böylesi bir okuma, ulusal tarihyazımı reddeder. Üstelik bunu bir deney formunda yapar. Öncelikle (burada olduğu gibi biçimsel bir uzlaşma olarak) bir analiz birimi tanımlar ve hemen ardından bu analiz biriminin farklı ortamlarda geçirdiği başkalaşımların izinden gidersiniz ta ki tüm edebiyat tarihi ideal olarak birbirleriyle ilişkili uzun bir deneyimler zincirine -olgusal gerçek ile düşsel olan arasındaki diyaloğa, Peter Medawar’ın sözleriyle ‘doğru olabilecek olanla bilfiil vaka olan şey arasındaki diyaloğa’- dönüşene kadar.” (44) Moretti’ye göre, dünya yazını gerçekten bir dizgeye (sistem) ama değişkenleri olan bir dizgeye karşılık gelir. (46) Şu dedikleri gerçekten önemlidir: “Yabancı varlık, romanın söylenişine ‘müdahale eder’. Tek ve eşitsiz edebi sistem, burada salt harici bir ağ değildir, metnin dışında kalamaz: biçimsel karakterine varacak kadar yerleşiktir metinde.” (48) Öyleyse ağaçları gören insanlar için ulusal yazın, dalgaları gören insanlar için dünya yazını. (50)

Edebiyat Mezbahası başlıklı üçüncü yazıda, ‘yanlışlanabilir eleştiri’ kavramına başvurması benim açımdan çok sevindiriciydi. (52) Yazıda yazınsal silsileyi ‘körlemesine oluşturan’ büyük yığından söz ediyor Moretti. Romana özgü belli biçim özellikleri ve dönüşümlerini bir deneylik (laboratuvar) araştırması gibi 19.yüzyıl İngiltere’sinde Conan Doyle çevrel ortamında (ekosistem) ölçümleyen yazar, bir dizi tablo, çizge vb. den yararlanarak polisiye türün öğeleri açısından nasıl bir ağaç dallanması benzeri evrimden geçtiğini gösteriyor. Yazının (edebiyat), unutulan %95’inden haklı olarak söz ediyor. (70) Kuşkusuz bu tür deneyimler eleştirinin işini hiç kolaylaştırmıyor.

Hollywood Gezegeni’nde, Hollywood filmlerinin dünya coğrafyasında dağılımı ve etkilerini açığa çıkararak olay (aksiyon) ve güldürü (komedi) filmlerini karşılaştırıyor. Sonuçta ekinsel (kültürel) biçimlenmelerin ayrıntılara olan borcu ortaya çıkarılmış oluyor.

Daha Fazla Mütalaa (Mütalaa, dikkatinizi çekerim, yorum değil. Çevirmenimizin ne denli duyarlı olduğuna bir kez daha dikkat lütfen!) yazısında çokça eleştiri alan ‘Dünya Edebiyatı Üzerine Mütalaalar’ yazısına ek açıklamalar ve yanıtlar söz konusu.

Evrim, Dünya Sistemleri, Weltliteraturda Wallerstein tezlerine koşutlu bir yapı arayışı içinde Moretti, “Dünyadaki mevcut biçimlerin çokluğunu esas problem olarak gören bir kuram, bunları ıraksamanın ve dallanmanın sonucu olarak izah eder ve ıraksamayı da uzamsal bölünme sürecine dayandırır. İşte evrim kuramının edebiyat tarihine sunması gereken şey budur. Süreksiz bir uzamda birçok farklı biçim görülebilir: Dünya edebiyatına dair bir inceleme için hiç de fena bir başlangıç noktası değildir kanımca.” (102) Ama bir karşı tez (antitez) söz konusudur iş yazına gelince. Evrim, türleşmenin var olan biçimlerinin çeşitlenmesini öne çıkarırken “dünya sistemleri analizi, yayılımın zorladığı aynılığın (ya da hiç olmazsa çeşitliliğe ilişkin sınırların) altını çizmektedir.” (104) Moretti için roman, olay örgüsü ve biçem olmak üzere iki katmandan oluşan bileşik bir biçimdir. (108) Bu iki asal özellik üzerinden “geçmişi geçmiş, bugünü de bugün olarak çalışmayı öğrenmek -işte Weltliteratur’un 21.yüzyılda talep ettiği entelektüel tavır budur.” (110)

Başlangıcın Sonu: Christopher Prendergast’a Cevap Moretti’nin ölçümsel çözümlemelerine yönelik önemli bir eleştiriye verilmiş yanıtı içeriyor. Küçük çaplı bir özeleştiri de yapılıyor.

Roman: Tarih veKuram’da, Romanlar neden düzyazı biçiminde yazılır? Neden çoğunlukla serüven anlatılarından oluşur? Neden 18.yüzyıl boyunca Çin romanının değil de Avrupa romanının yükselişinden söz ediyoruz, vb. soruların yanıtları veriliyor. Düzyazının süreklilikle ilişkisi sorulardan birine yanıttır örneğin. Düzyazı bir armağan değil bir iştir. (132) Yüzlerce kişiden (karakter) oluşan 18.yüzyıl Çin romanları (Düşler Bahçesi; Taşın Hikâyesi-Kızıl Köşkün Rüyası) benim de hiç bilmediğim bir konuydu. Alıntıladığı Mao’nun bir sözü hoşuma gittiği için ilgisiz de kalsa alacağım buraya: “Eğer kaleminizi devreye sokmadan okursanız o gerçek bir okuma sayılmaz.” (143) Sonuçta, serüven ‘kapitalist genişlemeye eşlik edecek kudret ve hakkın mükemmel bir karışımı’dır. Arkasında ‘burjuvanın efendiye duyduğu gereksinim var’. (144)

Üslûp AŞ: Yedi Bin Başlık Üzerine Mütalaalar (Britanya Romanı, 1740-1850) yine çizgeler (grafik) üzerinden Britanya Romanı’nı roman başlıklarının evrimiyle ele alır. Zaman içerisinde uzun başlıkların nasıl kısa başlıklara evrildiği, başlıklarda cinsiyet vb. içeriklerin öne çıktığı, anlambilimsel düzenleri, özel addan oluşan başlıklar, vb. Moretti’yi yazın toplumbilimine, karşılaştırmalı yazın okumalarına taşıyor doğal olarak.

Ağ Kuramı, Olay Örgüsü Analizi de bir başka önemli inceleme. Bir önceki çalışmayı geliştiriyor. Anlatılarda kişilerin (karakter) olay örgüleri ile ilişkilenmeleri üzerinden tezler geliştiriyor Moretti. Shakespeare’e (Hamlet, Macbeth, Kral Lear), Dickens’a (Müşterek Dostumuz) ve Çin romanına (Taşın Hikâyesi-Kızıl Köşkün Rüyası) odaklanıyor. Egemenlik ve geçerlilik (meşruiyet), kutuplaşma, uzamsal konumlar, odakçıllık, çatışma, kümelenme, bakışım (simetri), vb. kavramlar romanı ağsı yapı olarak değerlendirmenin önemi ve anlamı üzerine düşündürtüyor okuru.


Şubat 2022


[1] Franco Moretti; Uzak Okuma (Distant Reading,, 2013), Çev. Onur Gayretli, Bilgi Üniversitesi Yayınları, Birinci basım, 2021, İstanbul, 202 s.